| Dikkat Kayıttasınız!... |
|
YALNIZ DEĞİLİZ HİÇBİRİMİZ Şimdilerde kahve fallarınızda göz çıkıyorsa sakin olun, dertlere gark olmayın, nazara yormayın. O göz yabancı değil, 150 yıllık Büyük Mülkiye’nin gözü. Bizi iyi günde kötü günde yalnız bırakmayan, hep göz olan henüz kulak olamayan(dinleme cihazı göremedik, emin değiliz) çok sevgili okulumuz kütüphaneye, arka bahçeye, ön bahçeye ve belki başka başka yerlere kameralar koyarak güvenliğimizi sağlamış durumda. Kime karşı güvenliktir onu bilemeyiz ama en azından kendimizi yalnız hissetmemiş oluyoruz, bununla yetinebiliriz. Biz onları yani ekranları başındakileri, sevgili seyircileri göremiyoruz, sevgili seyircilerin rapor verdikleri sayın büyüklerimizi ise ancak misafirlerini tuvalette gezdirmeye getirdiklerinde görebiliyoruz ama inanın onlar bizi hep görüyorlar. O kutsal, güvenli, herşeyden herkesten güvenli gözleri hep üzerimizde, yolumuzu aydınlatıyor! Elektriği daim olsun, yeni alınan jeneratörü 8 saniyede devreye girsin! Tabi aklımıza takılmıyor değil sabah akşam onlarca kameranın başında kim bekliyor izliyor mu, izlemiyor mu, en sevdiği kamera hangi köşeyi çekiyor, elinde youtube’a göndermeye uygun görüntüler var mı, “ah şimdi bi kamera olsaydı da şu anı kaydetseydik” dediğimiz anların görüntüleri ellerinde mevcut mu, mevcutsa alıp facebook’a koyabilir miyiz, Prime Time hangi saatler arası, arka bahçedeki kameralardan ağaçların altı iyi görünüyor mu, “Zeki Müren de bizi görecek mi” esprisini kendi aralarında “öğrenciler de bizi görecek mi” şekline modifiye edip gülenler var mıdır? Bunların hepsini 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında dilekçe vererek öğrenmeye kalkabiliriz elbette. Ama Büyük Mülkiye, bünyesinde oluşturduğuna inandığımız “Yaratıcı Bahane Atölyesi” ürünlerini Yönetim Kurulu kararları arasında sunacaktır, bundan da şüphemiz yoktur. Peki şimdi ne olacak? Kütüphanenin her yanına yerleştirilen yenilenmenin sürprizi kameralar neyi kaydediyor, kütüphane merdivenlerinde bir öğrenci ne denli büyük bir tehlike yaratacak ki kör nokta kalmayacak kadar çok kamerayla görüntüleniyoruz? Sokakta yürürken sürekli kendisine bakan birine “Ne var? Ne bakıyorsun?” diyebilenler, tanımadığı birisi tarafından her anı kameraya çekilse “Çekme arkadaşım, kapat o kamerayı!” diyebilecek olanlar, yani herkes, hepimiz, Büyük Mülkiye’nin o çok şahane kontrol, denetleme mekanizmalarının gerekçeleri, potansiyel suçlular, güvenlik kameralarında görüntüleri olanlar birşeyler yapmalıyız! Ya o kameraları söktürmeli ya da aynılarından sınıflara, kantinlere icap ederse tuvaletlere de takılmasını istemeliyiz, hatta alınlarımıza da. Sabah akşam yüzlerce görevli sadece bizi izlemekle görevlendirilmiş olsun, hatta hepimize en az bir güvenlik sağlayıcı düşsün, istihdam olanağı yaratılsın. Hem tehlike sadece görüntümüzde değildir, sesimiz, sözümüz daha büyük bir tehlike olabilir! Kameraları çıkarmazlarsa hepimize böcek mikrofonlar taksınlar, hepimizi dinlesinler, tek işleri bu olsun, delirsinler, kötü esprilerimize maruz kalsınlar, sınav streslerimizden, okulla ilgili sorunlarımızdan, sevgilimizle ilişkimizden haberdar olsunlar. Paranoyalarında boğulsunlar! En iyisi hiç uğraşmasınlar. Biz isteyelim kameraları kaldırsınlar!
SBF<D> DER |
| Son Güncelleme: Pazartesi, 27 Nisan 2009 21:39 |





