| Fareli Yurdun Kavalcısı |
|
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellalken, pireler berberken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; kampüsün birinde bir yurt varmış. Öğrenciler mutluluk içinde yaşarmış(!). Günlerden bir gün yurdun bütün odalarına fareler dolmuş. Binlerce fare yurdun koridorlarında, odalarında dolaşıyorlarmış. Yatak odasına gitseler, mutfağa girseler farelerden geçilmiyormuş. Ne bulurlarsa yiyorlarmış. Öğrenciler ne yapacağını şaşırıp kalmış. Yurt müdiresinden bu işe bir çare bulmasını istemişler. Yurt müdiresi “Ne olacak küçücük fare!” diyerek onları küçümsemiş ve onlara korkmamaları gerektiğini söylemiş. Bunu duyan öğrenciler kapılarının altına battaniye koyarak buna çare bulmaya çalışmış, geceleri toplaşarak korku içinde sabahı beklemeye başlamışlar. Sabah olunca koridor gardiyanının, kapılarını yumrukladığını duymuşlar. Öğrenciler şaşkınlıkla kapıları açtıklarında, gardiyanın tiz sesiyle karşılaşmışlar. Gardiyan onlara battaniyeleri oraya koymanın yasak olduğunu söyleyerek “ifade vereceksiniz!” demiş. Yalnızca farelerle değil, yurt yönetimiyle de uğraşmak zorunda kalan öğrenciler durumu ailelerine bildirmiş. Ama ne yazık ki müdire, hiç oralı bile değilmiş; çünkü sadece er ya da geç duyulacak olan bu olayın öğrenilmemesi için önlemler almakla ilgileniyormuş.
Ne var ki bu, öğrencilerin, o yurtta yaşadıkları ilk sorun değilmiş. Öğrenciler bir gün yangın çıkarsa, kapı kolu olmayan kilitli kapılardan yangın merdivenlerine nasıl ulaşacaklarını bilmiyorlarmış. Her sabah koridor gardiyanı tarafından kapıları yumruklanarak uyanan öğrenciler, girişte de çantalarını kontrol ettirmek zorunda kalıyorlarmış. Herhangi bir sorunda hemen ailelerine şikayet edilen öğrenciler, sürekli bir tedirginlik ve yoğun bir baskı altında yurtta kalıyorlarmış. Bunun gibi bilinmeyen ya da dillendirmeye cesaret edilemeyen daha pek çok şey oluyormuş. Bir birey olduklarını hissedemeyen öğrenciler sürekli gözetim altında tutularak korku dolu bir üniversite hayatı yaşamaya terk ediliyorlarmış.
Bu masal böyle bitmesin… Bu masala mutlu sonu birlikte yazalım.
SBF<D>DER
|
| Son Güncelleme: Cuma, 05 Mart 2010 01:35 |







